Ara
  • Dila Ünüvar

Kayıplar, Kaybolan Umutlar

Covid-19 virüsünün tüm dünyada hızla yayılması ve her açıdan çokça kayba yol açmasıyla birlikte hepimizin hayatında radikal sınırlandırmalar söz konusu oldu. Evlerimize kapandığımız, sevdiklerimizden uzak kaldığımız, işimiz gücümüzden uzaklaştırıldığımız, güvenli alanlarımızın derinden sarsıldığı, sonu belli olmayan güvencesiz bir boşlukta bulduk kendimizi. Güvendiğimiz, sırtımızı yasladığımız kurumlarımız bizleri bir başına bıraktı, aylardır hazırlandığımız sınavlarımız ertelendi, çalışanlar, iş arayanlar, işinden olanlar, kayıplar... Tüm sistemler alt üst oldu, yarınımız meçhul oldu. Peki ya bu güvencenin geldiği yer sadece dışarıdan bir faktöre mi bağlıydı? Ya bizim içsel dayanaklarımız, içsel güvencelerimiz? Onlar da mı boşluğun içine savruldular? Belki de tüm bu yaşadığımız/yaşıyor olduğumuz kayıpların ardından içsel dayanaklarımıza kulak vermenin tam zamanıdır. Bilindik, alışıldık olanın sarsıldığı, hayatın bizleri tüm gerçekliğiyle bir yandan tutup diğer yandan sarstığı şu günlere, birbirimize aldığımız mesafeyi kendimizle de alabilme zamanı olarak bakmamız mümkün mü?


Bazen hayatın gerçeği öyle bir yüzümüze çarpar ki, daha önceden tanıdık olduğumuz benzer bir boşlukta buluruz kendimizi. Ve bu içine düştüğümüz/düşürüldüğümüz durum bize bir öncekini ve ondan da bir öncekini hatırlatır. Hayatın tüm acımasızlığıyla “haydi bakalım” deyip radikal kayıplarla baş başa bıraktığı bu zamanları; bir durup, kendimize dönüp, bu karşılaştığımız/karşılaşmak durumunda bırakıldığımız gerçeğin bize ne anlatmaya çalıştığı ve bunu nasıl ele alabileceğimiz üzerine kafa yorarak değerlendirmek bizim elimizde. Hayatın tekrar tekrar bizi karşılaştırdığı acımasız gerçekler, belki de bizi bir şeyleri yeniden ele almaya çağırıyordur. Bu tekrarın kendisi, birtakım gerçeklerle yüzleşmeye gönüllü olmayı gerektirir ve ardımıza bakıp değerlendirme yapma, yeni sorular sorma ve hatta aynı soruları yeniden sorma fırsatıdır. Gözden kaçırdıklarımızı, fark edemediklerimizi keşfetme fırsatıdır. Kendimizle ilgili yeni bir şey, bilmediğimiz başka bir şey söyler bu tekrar, eğer onu okumayı başarabilirsek. Sonuç olarak üzerimize düşen, doğrulup neler olup bittiğini aynı tekrarın içinden farklı bir mantığa evrilerek okumaktır.


*Hayatın acımasızlığı olarak tarif ettiğimi, “kurumun acımasızlığı” olarak okumak pek mümkün. Hakkı yenilenler, güvendiği dağlara karlar yağanlar, umutları ellerinden alınanlar için...


46 görüntüleme0 yorum

    © 2020 by Dila Ünüvar, Tüm hakları saklıdır.