Dila Ünüvar

Klinik Psikolog

Hakkımda

İstanbul Aydın Üniversitesi Psikoloji bölümünde lisans eğitimimi aldım. Bakırköy Prof. Dr. Mahzar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Psikoz servisinde ilk klinik deneyimimi edindim. İstanbul Arel Üniversitesi'nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programını "Şizofreni Hastalarının Kullandığı Savunma Mekanizmalarının Rorschach Testi ile Analizi" konulu tezimi savunarak tamamladım ve Klinik Psikolog unvanımı aldım. Dr. Fiona Faraci Petridis'in süpervizörlüğünde aldığım Lacancı Psikanalitik Kliniği Yetişkin Süpervizyonu'nu tamamladım. Yüksek lisans eğitimim sırasında Lacanyen Psikanaliz Kuramı'na duyduğum ilgiyle birlikte okumalarımı ve çalışmalarımı bu alan üzerinde yoğunlaştırdım. Dr. Pınar Arslantürk'ün yürütücülüğünde "Lacan'ı Anlamak" kitabının okuma atölyelerine katıldım. Benim gibi Lacan'ın pratiğini öğrenme arzusunda olan meslektaşlarımla birlikte "Psiknanalizde Kadınsı" temalı kuramsal ve klinik eğitimleri 1 yıl süresince düzenli olarak Mira Psikoterapi'de yürüttük. Fransa'dan değerli psikanalistlerin aktarmış olduğu vakalarla zenginleştirdiğimiz bu çalışmalarımızı, Kasım 2019'da Paris'e taşıdık. "Malika ve Paravan Adam" vakasını Nicole Guey ile, "Psikozda Kadınlaşma" temasını Alain Vanier ile, "Kadınsı Ödip" metnini Jean-Michel Vives ile, "Kadınsı Yalnızlık" meselesini ise Laure Naveau ile birlikte okuma/çalışma fırsatı bulduk. Halen Lacanyen Psikanaliz üzerine seminerlerimizi ve okuma gruplarımızı sürdürmeye devam etmekteyiz. Ayrıca yayın sorumluluğunu üstlendiğim Lacancı Psikanaliz Çalışmaları sitesinden yapmış olduğumuz çalışmaların ürünleri olan  metinlere ulaşabilirsiniz.

 
 

Bireysel 

Psikoterapi

Psikoterapi; kişiye kendi öznel ıstırabını dillendirebileceği, kendi özgün sözcüklerinden itibaren canını acıtan meseleleri adım adım işleyebileceği ve böylelikle kendi yaşam öyküsünü yeniden yazabileceği bir yer sunar. Psikoterapist de danışanına bu yolculukta eşlik eder ve birlikte yeniden inşa sürecine girerler. 

Kişi; aşina olmadığı duygular, belirtiler yaşadığı ve kendini tekrarlayan bir döngü içinde bulduğu bir anda psikoterapiye başvurur. Psikoterapi, işte bu semptomların ardında gizli kalmış malzemeyle çalışır. Bu gizli malzeme, görünenin arkasındaki çözülmeyi bekleyen bir çatışmadır.

Danışan ve psikoterapist ilk seanstan itibaren terapinin çerçevesini belirlerler. Bu çerçeve; terapinin devamlılık gerektirmesi, belirli / sabit bir gün, saat ve yerde gerçekleşmesiyle ilgilidir. Bu sabitlik, danışana kendini ifade edebileceği korunaklı bir alan sunar. İşte böyle bir yerden itibaren psikoterapist ve danışan işbirliği içinde, danışanın dile getirdikleri arasındaki bağlantıları kurarak yeniden anlamlandırma sürecine girmiş olurlar.

Karşılıklı kabul, anlayış, esnetebilme kapasitesi çift ilişkilerinde önemlidir. Her şeyden önce "biz" olmaktan önce "bir" olabilmek gereklidir. "Bir" tanınmadıkça, kabul görmedikçe "biz"de pürüzler ortaya çıkacaktır. İşte tam da bu noktada çiftler ilişkilerinde yaşadıkları sorunları ele almakta, anlamakta zorluk çekmektedirler. Uygun iletişim diliyle, dinleyerek, duyarak, anlayarak sorunu yeniden ele alma fırsatını değerlendirmek mümkündür. "Biz"de neler olduğunu görebilmek için önce herkesin kendi "bir"ine bakması, tanıması mühimdir. 

Çiftler iletişim sorunları olduğunu veya ilişkilerinde çatışmalar yaşadıklarını fark ettiklerinde  destek alabilirler.

Çocuklarla yürütülen terapi çalışmaları yetişkinlerinkinden farklı olarak oyunlar,  masallar, hikayeler, resim çalışmaları gibi uygulamalarla çocuğun tanışık olduğu yerden yapılır.

 

Çocuğun duygularını anlayabilmek kimi zaman zordur. Ebeveynler çocuklarının davranışlarını yorumlamakta ve anlamakta zorluk yaşayabilirler. Hangi durumlarda, kime, nasıl danışacakları konusunda kafa karışıklığı yaşayabilirler. Eğer çocukta belirli bir davranış tekrar ediyorsa, korku, takıntı, dürtüsellik, saldırganlık, uyum sorunları, uyku, yemek ve tuvalet sorunları gözlemleniyorsa veya ailede bir kayıp yaşandıysa, ayrılık, kardeş gibi yeni bir durumla karşı karşıya kalındığında mutlaka uzman bir psikoloğa danışmak faydalı olacaktır. 

Psikoloji Hakkında Yazılar

    © 2020 by Dila Ünüvar, Tüm hakları saklıdır.